Sarı-kırmızı Türkiye .Onu dilerken çocukça takım tutkumun peşindeydim.Aldığımda hüsranla seçim sonuçlarına bakan bir yetişkin oldum. Bunu kastetmedim bağırmak ne işe yarar. Anlaşmada açık açık yazılı: “Yaşar için bir adet sarı-kırmızı Türkiye haritası”. Arasan sorsan... “gecikme teknik nedenlerden dolayı oluştu,şirketşimizin adına özür dileriz...blah blah blah” der, sonraki dilek için yüzde on indirim sunarlar belki. Kolpa bi kurum değil orası,kaç bin yıllık tarihi var.Anlaşmaya göre hareket etmek lazım,yoksa öyle bir makina ayakta durur mu? He... muşteri memnuniyeti de önemli, bürokrasi de... “güler yüzlü bürokrasi” demek lazım. Yani öyle “siktir git, len” denmeli ki, müşteri yolu da sorsun, aynı kurumun böyle servisi var mı da araştırsın. Hiyerarşisinde de belli olması gerekiyor böyle bir durumda herkesin konumu. İletirsin hocaya dileklerini, o da haftalık bazında özetini düşen yıldızlara raporlar, üç nüsha
olarak yazılı bir şekilde. Yıldız artık nereye düşecekse... orası bizi ilgilendirmez o şirketin iç işleri, görevli olmayanlara bu bilgiyi aktarmak bi sefer professyonel etiğine aykırı. Kağıt falan
imzalatıyorlarmış bilgi paylaşmayacağına dair yeni işe başlayanlara. Yoksa herkes yıldızlara başvursa ne olacak. Sekreter mi o, len? Saçmalıklarınızı dinlesin...
Doğal olarak zaman lazım bu aşamalardan geçmesi için. Öyle, havaya dilek attın diye koşa koşa
kapıya kargo gönderecek değiller ya! Onun değerlendirmesi var, ön araştırması var, plan-proje falan... Üstelik sen tek değilsin ki, sırada kaç kişi var farkında mısın? Tabi gecikme de olur, hata da olur. Senin benim gibi varlık onlar, hata yaparlar. Dandik kurum olmadığına göre hatalarını kabul etmeye de, düzeltmeyi de hazırlar elbet. Dileğin üç fotokopisi, gerçekleşmenin protokolün orijinali artı üç biometrik vesikalılık ver bekle. Heh... sen tek değilsin öyle. Bekleyeceksin mecburen. Dilek çakışması kontrol edecekler ilk önce, gerçekçiliği... yani dilek adı üstünde gerçekçi olmaz da gerçekçi olmayanı gerçekleştirilecek gibi değil ki? Eski kurum, sağlam kurum... ama akıl var mantık var yahu. Gerçekleşecek öyle bir gerzeğin hayali, Allah korusun millet görür, Tanrı inancı uyanır kullarda. Sonra gelsin “secde sırasında beyin sarsıntı geçirdi” haberler. Yok yok... hiç gerek yok bunlara... Cumartesi içsin, Cuma namaza gitsin millet. İyiyiz öyle...
Yaşar Kedioğlu,
Istanbul, 13.06.2011

0 parmak izi bulundu:
Yorum Gönder